Kimilerine göre bir yanılsamanın kimilerine göreyse bir gerçekliğin ifadesi olan “yaşam” yani bilinçli bir canlılık hâli içerisinde bulunma durumu, genelde “zaman” denilen bir ifadeyle sınırlandırılır. Bunun aksine tecrübelerimizin gölgesinde zamanın akışından oldukça emin bir hayat süreriz. Ancak iş onu tanımlamaya, yani söze dökmeye gelince uygun kelimelerin bulunamayışından mıdır, yoksa zamanın doğasında yatan belirsizlikten midir, bilinmez, zorlanırız. Bu zorluk içerisinde kendine yer bulan fantastik düşüncelere göz attığımızda edebiyat ve sinemanın her daim merak uyandıran konusu “ zaman yolculuğu ” karşılar bizi. Görelilik teorisinin bulunmadığı, kuantum teorisinin ortaya atılmadığı günlerde dört boyutlu uzay-zaman fikriyle H. G. Wells " Zaman Makinesi"yle çıkar karşımıza. “Gerçekte dört boyut vardır, üçüne uzayın üç düzlemi adını veriyoruz, bir dördüncüsüyse zamandır. Fakat önceki üç boyutla sonuncusu arasına gerçekdışı bir ayrım çekilmekte, çünkü bilinc...
Bilginin en büyük güç olduğuna inanır, yeni bilgiler edinmek için yaşar, tarih bilimiyle ilgilenir ve bu doğrultuda içerik üretirim. Öğrendiklerimi paylaşmak için buradayım. Gelin, birlikte bir zaman yolculuğuna çıkalım. Haydi, zaman yolcusu kalmasın!